Orkun Alkan

        9 ayımı geçireceğim yer Stockton, California’ydı. Aktarmalı olarak 26 saat uçtuktan sonra Sacramento hava alanında temsilcim beni karşılamaya gelmişti. Hayatımda ilk defa jet lag olmuştum. Beni kendi evine götürdü. İçeri girdiğimde bütün Exchange arkadaşlarım kendi dillerinde hoş geldin Orkun yazan kartonlarla bütün yorgunluğumu alan bir karşılama yaptılar. Hepsi o kadar samimilerdi ki oraya ısınmam çok kısa sürdü. Birkaç gün temsilcimle kaldıktan sonra kalacağım ailenin evine gittim. Annem (Laura), 23 yaşında Meksikalı, aynı zamanda okulumda matematik hocasıydı. Babam (Joshua), 30 yaşında orduda teknisyen olarak görev yapıyordu. Genç olmaları benim için çok iyiydi. Onlar benim hem ailem hem de en yakın arkadaşım olmuşlardı. Benim onlar dışında iki tane dünya tatlısı kardeşim vardı. Biri iki yaşında Jo-Jo, diğeri 8 aylık Isabella. Gerçek bir kardeşim olmadığı için onları gerçek kardeşlerim gibi benimsemiştim. Beraber çok güzel vakit geçirdik. Amerika’da her ailede olduğu gibi aile içi görev dağılımları yapılır. Bana düşen görev köpekleri beslemek ve kafeslerini temizlemekti. Köpeklerin biri Pitbull olması beni ilk başlarda biraz korkutsa da alışmam uzun sürmedi.

         Pacific Law Academy adında hukuk ağırlıklı dersler işleyen küçük ama başarılı bir okula gidiyordum. Amerikan filmlerinde klişeleşmiş serserilerden, kavgalardan, pis şakalardan çok uzakta, herkesin birbirini tanıdığı arkadaş canlısı, yardımsever insanlardan oluşan bir okuldu. İnsanlarla kaynaşmam bir hafta bile sürmedi. Exchange öğrenci olmanın faydalarından biri de merak konusu olunmasıdır. Herkes gelip seninle konuşmak ister. Bunu deneyimlemek gerçekten çok güzeldi. Buna ek olarak okulda İspanyolca dersi almış olmam, Meksikalı bir annemin olması sebebiyle evde bazen İspanyolca konuşulması, İspanyolcamı hızlı bir şekilde ilerletmemi sağladı.

         Sosyal olarak, ailemle sık sık BBQ (barbekü) partileri yapardık. Bu sayede birçok yeni insanla tanışmış oldum. Bazı geceler evde çocuklar yattıktan sonra patlamış mısır patlatıp korku filmi izlerdik. Exchange arkadaşlarımla sık sık seramik boyama, havuz partileri, lunapark gezileri gibi birçok farklı aktiviteler yapardık. Exchange grubumuzda Brezilya, İspanya, Almanya, İtalya, Çin, Kore, Fransa, Finlandiya, Meksika, Kolombiya gibi birçok ülkeden gelen insanlar vardı. Böyle bir deneyime sahip olmanın en güzel yanlarından biri ise sadece farklı kültürlerden gelen insanlarla tanışmış olmak değil; onlarla kendi ülkelerimize geldiğimizde bile konuşuyor olmamız.

         En güzel tecrübelerimden birisi ise Exchange arkadaşlarım ve temsilcimle yılbaşını Hawaii’nin başkenti Honolulu’da geçirmiş olmamdı. Sörf yapmak, Pasifik Okyanusu'nda Snorkeling yapmak, Pearl Harbor’u gezmek, Hindistan cevizi ve ananasın en güzelini yemek gerçekten unutamayacağım bir tecrübeydi. Bunun dışında yılın en iyi yüzücüsü ödülünü alıp gazeteye çıkmam, Los Angeles’ta Disneyland’a gitmem, San Francisco’da Türk restoranında Exchange arkadaşlarımla yemek yememiz gibi birçok güzel anıya sahip oldum bu serüvende.